Portföyün riski, parçalarının toplamı değildir
Portföy teorisinin tek cümlelik özü ve melek yatırımdaki karşılığı: korelasyonun neden riski elediği, çeşitlendirme ile konsantrasyon arasındaki gerçek ayrım.
Portföy teorisinin söylediği tek şey var: bir portföyün riski, o portföyü oluşturan tekil yatırımların riskinden düşük olabilir. Cümle böyle söylendiğinde mantıksız durur, çünkü riskin toplanabilir bir şey olduğunu varsayarız. Bir örnekle bakınca yerine oturuyor.
Ters yönde hareket eden iki şeye birden sahip olmak
Araba fiyatlarıyla enerji fiyatlarını düşünün. Arabalar pahalılaştığında insanlar araba alamaz, yakıt talebi zayıflar ve petrol fiyatı üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşur. Arabaya ulaşmak kolaylaştığında talep artar ve enerji tarafı yukarı gider. İlişki iki yönlü de kurulabilir: petrol ucuzsa yol maliyeti düşer, araba almak daha cazip hâle gelir.
Yalnızca araba tarafına yatırım yaptıysanız, enerji fiyatlarını hareket ettiren bütün risk faktörlerine açıksınız. Ama iki tarafa birden pozisyon aldıysanız, araba tarafı düştüğünde petrol tarafından, petrol tarafı düştüğünde araba tarafından kazanırsınız. Ortada duran risk faktörünü elemiş olursunuz.
Genellemesi şu: aralarında ters korelasyon bulunan iki varlığı bir arada tutmak, tek tek her ikisini tutmaktan daha az riskli olabilir. Riskin neden toplanmadığını gösteren şey bu.
Melek yatırımda tam ters korelasyon bulamazsınız
Erken aşamada bu fikrin doğrudan karşılığı yok. Birinin batmasının diğerini kazandıracağı iki girişim bulamazsınız; portföyünüzdeki şirketlerin hepsi aynı finansman ikliminde, aynı işgücü piyasasında, çoğu zaman aynı ülkede çalışır. Elinizde kalan şey ters korelasyon değil, düşük korelasyon.
Pratikte anlamı şu: birbirinden bağımsız sebeplerle batacak ya da büyüyecek şirketlere yatırım yapmak. Aynı sektörün beş şirketi bir portföy değildir; o sektörün tek bir bahsinin beş kopyasıdır. Aynı şey yıl için de geçerli — sermayesinin tamamını tek bir yılın değerleme seviyesine bağlayan yatırımcı, şirket seçimini doğru yapsa bile piyasa döngüsüne bahis oynamış olur.
İki şirkete yatırım yapmak da portföy kurmak değildir. Sayının kaç olması gerektiğini, portföy kurmayı anlattığım rehberde olasılıkla hesapladım; buradaki nokta sayı değil, çeşitlendirmenin neyi satın aldığı.
Çeşitlendirme parayı korur, konsantrasyon para kazandırır
Yatırımda çok tekrarlanan bir ayrım var ve doğru buluyorum: çeşitlendirme bir koruma yöntemidir, konsantrasyon ise bir kazanma yöntemi. Amacınız sermayenizi korumaksa yayarsınız. Amacınız büyük bir getiri ihtimaline sahip olmaksa toplarsınız.
Bu ayrım kendi geçmişimi de tarif ediyor, ama çoğu zaman anlaşıldığı şekilde değil. Portföyümü taşıyan pozisyon Udemy oldu: Mart 2014’te hisse başına 0,02 dolardan, 1.000 dolarlık aldım, yedi yıl tuttum ve bu pozisyondan 1 milyon dolar kazandım. Konsantre olan sonuçtu, karar değil. O gün masaya konan tutar 1.000 dolardı; tamamı sıfırlansa ertesi gün hiçbir şeyi değiştirmeyecek bir rakam.
Aradaki fark önemli. Sermayenin konsantrasyonu ile sonucun konsantrasyonu aynı şey değildir. Melek yatırımda sonuç zaten konsantre çıkar; getirinin neredeyse tamamı az sayıda pozisyondan gelir. Bunu bilerek sermayeyi de tek bir yere toplamak, ihtimali artırmaz — yalnızca portföyü tek bir çekilişe indirger. Evi satıp tek bir şirkete koymak bu yüzden cesur bir strateji değil, tek denemelik bir bahis.
Bugün yaptığım şey, ortalamaya yaklaşmaya çalışmak
Udemy pozisyonundan sonra tercihimi korumaktan yana kullandım. Bugüne kadar 100’den fazla girişime yatırım yaptım ve portföyü, ortalamanın etrafında toplanacak kadar geniş tutmaya çalışıyorum. Bunun arkasındaki fikir olasılık teorisindeki büyük sayılar yasası: yeterince çok bağımsız denemede sonuç, tekil denemelerin dağılımına değil, o dağılımın ortalamasına yaklaşır.
Kendi on yıllık getirimi dolar bazında yaklaşık 60 kat olarak hesaplıyorum. Bu benim kendi hesabım; bağımsız bir kaynakla doğrulanmış değil, öyle okuyun.
Ortalamaya yaklaşmaya çalışmanın bir bedeli var ve saklamaya gerek yok: ortalamaya yaklaştığınızda, ortalamanın çok üzerine çıkma ihtimalinizden de vazgeçmiş olursunuz. Portföy teorisi size daha yüksek getiri vaat etmiyor. Aynı getiriyi daha az riskle, ya da aynı riskle daha yüksek beklenen getiriyi almanın yolunu gösteriyor. Hangisini istediğinize önce siz karar vereceksiniz; teori o karardan sonra işe yarıyor.
Buraya kadar okuduysan
Bunun gibi yazıları yayımladığımda e-postana göndereyim. Ayda birkaç kez. Yapay zeka, mühendislik ve yatırım üzerine. Spam yok.
Yorumlar
Burada henüz kimse konuşmamış. İlk sözü siz söyleyin — katılmadığınız yeri yazarsanız daha da iyi.
Yorum yazın
Yorumlar önce bana geliyor. Onayladığımda burada, adınızla birlikte yayımlanıyor.