Bir yatırımcı kurucuya gerçekte neyi verebilir
Mentorluk kelimesi yatırımcının katkısını olduğundan geniş gösteriyor. Verebileceğiniz şeyler dört başlıkta toplanıyor; veremeyeceğiniz şey ise şirketi çalıştırmak. İkisinin sınırını kendi deneyimimden anlatıyorum.
Yatırımcının şirkete kattığı değer “mentorluk” diye anıldığında olduğundan geniş görünüyor. Gerçekte verebileceğiniz şeyler sayılabilecek kadar az ve hepsi belirli. Listenin kısalığını kabul etmek işi hem sizin hem kurucu için kolaylaştırıyor.
Birinci: tanışıklık
Melek yatırımcının en somut katkısı bir isimdir. Bir müşteri adayı, bir kıdemli işe alım, bir sonraki turun yatırımcısı, bir tedarikçi. Kurucunun soğuk temasla aylarca uğraşacağı işi sizin bir mesajınız haftalara indirir.
Tanıştırmanın da bir yapılış biçimi var. Kurucunun hazırladığı iki paragraflık metni kendi ağzınızdan gönderirseniz karşı taraf cevap verir; “şu kişiyle konuşun” deyip bırakırsanız vermez. Aradaki fark sizin beş dakikanız, kurucunun üç haftası.
Bunun ölçülebilir bir tarafı da var: yılda kaç tanışma yaptığınızı sayın. Kendi katkınıza dair en dürüst gösterge budur ve çoğu yatırımcı bu sayının ne kadar düşük olduğunu görünce şaşırır.
İkinci: dar bir alanda teknik yargı
Uzmanlığınız hangi alandaysa orada faydalısınız, dışında değilsiniz. Udemy’de kurs feed’ini kullanıcı başına kalıcı toplulaştırmayla, sistem 100 bin kullanıcıdayken kurmuştum. Aynı sistem, Udemy 4 milyon kullanıcıya ulaştığında ciddi bir değişiklik görmeden çalışıyordu. Aynı dönemde önbellek katmanı ve arka uç projeleriyle API yanıt süresini %50 düşürdük.
Bunlar erken alınan mimari kararlar ve geri dönüşü pahalıdır. Bu türden bir kararın masaya geldiği bir portföy şirketinde söyleyeceğim şey var. Aynı şirketin fiyatlandırma stratejisi konuşulurken yok; o toplantıda susmam gerektiğini bilmek katkının bir parçası.
Üçüncü: daha önce gördüğünüz bir kalıp
Kurucu problemini ilk kez çözüyor; siz aynı problemin beşinci ya da onuncu versiyonunu görüyorsunuz. Toolio’da perakendeciler için talep tahmini sistemleri yazdım. Müşterinin sorusu birebir şuydu: “1.000 farklı kıyafet satıyorum ve 100 mağazam var. Her birinden kaç tane üretmeliyim, hangisinden hangi mağazaya kaç tane, ne zaman göndermeliyim?”
Bu cümleyi bir kez duymuş olmak, aynı işi kurmaya çalışan bir kurucuya aylar kazandırır — çünkü problemin gerçek şeklini biliyorsunuz, kurucunun onu keşfetmesini beklemiyorsunuz. Kalıp bilgisinin değeri buradadır ve tavsiyeden farklıdır: tavsiye ne yapılacağını söyler, kalıp neyin sorulacağını. Yanlış problemi iyi çözen bir ekip, erken aşamada en sık görülen kayıp biçimidir.
Dördüncü: kurucunun yalnız olmadığı hissi
Bu, listedeki en az somut ama en çok işe yarayan madde. Beş şirket kurdum, üçü kapandı. Kapanışa giden aylarda ihtiyaç duyulan şey tavsiye değil, durumu abartmadan ve küçümsemeden konuşabileceğiniz biri.
Bunu verebilmek için tek gereken, kötü habere sakin tepki vermeyi sürdürmek ve o dönemde ortadan kaybolmamak. Şirket kötüye gittiğinde yatırımcıların büyük kısmı yazışmayı seyrekleştirir; kurucu bunu fark eder ve unutmaz. Zor bir çeyrekten sonra ilk arayan yatırımcı olmak, bir yıl boyunca gönderdiğiniz bütün tavsiyelerden daha fazla ağırlık taşıyor.
Veremeyeceğiniz şey: şirketi çalıştırmak
Elinizdeki bilgi kurucunun elindekinin küçük bir parçası. Ürünün neden geç kaldığını, ekip içinde kimin kimle çalışamadığını, hangi müşterinin gerçekte ödeme yapmadığını bilmiyorsunuz. Bu bilgiyle verilen operasyonel kararlar kurucununkilerden kötü olur.
Bir istisnası var: şirketin kapanma kararı. Kurucular bu kararı geciktirmeye eğilimli, çünkü kabul etmek zor. Payko’da SPK projeyi bitirmemizi istediğinde şirketi aniden kapattık ve karar netti; ama kararın net olmadığı durumlarda dışarıdan biri gerekiyor. Nakit ömrü tükenirken sorulan “bu parayı üç ay daha harcamanın karşılığı ne” sorusu, yatırımcının sorabileceği en değerli sorudur.
Daha kötüsü, kurucu yatırımcının verdiği kararı uygulamaya başladığında sorumluluk bulanıklaşır. Sonuç kötü çıktığında iki taraf da kendini haklı görür ve şirket bir çeyrek kaybeder.
Bu ilişkinin tek yönlü olmadığını unutmayın
Portföy şirketlerinden öğrendiğim şey, kendi kurduğum şirketlerden öğrendiğimden az değil. Kurucular size sektörlerinin bugünkü halini anlatıyor; bu, hiçbir raporda olmayan bir bilgi. Yatırım tezlerinizin çoğu zamanla o konuşmalardan çıkıyor.
Destek ilişkisini bir borç değil, iki taraflı bir bilgi akışı olarak kurun. Uzun vadede portföyünüze en çok katan şey bu oluyor: bir sonraki yatırım kararınızı, portföyünüzdeki kurucuların size anlattıkları belirliyor.
Sözlükten
Bu rehberde geçen terimlerin kısa tanımları.
- Danışmanlar KuruluAdvisory BoardŞirkete yönetim kurulu yetkisi olmadan yön ve bağlantı sağlayan, genellikle küçük bir pay karşılığı çalışan deneyimli kişiler grubu.
- Danışmanlık PaylarıAdvisory SharesDanışmanlara nakit yerine verilen, küçük oranlı ve hakediş takvimine bağlanan pay ya da opsiyonlar.
- Portföy ŞirketiPortfolio CompanyBir melek yatırımcının ya da fonun hisse aldığı ve portföyünde taşıdığı girişim.
- Ürün/Pazar UyumuProduct/Market FitÜrünün, belirli bir müşteri grubunun gerçekten ihtiyaç duyduğu şeye denk gelmesi; uyum varsa müşteri kendi gelir ve kullanmayı sürdürür.
- Minimum Geçerli ÜrünMinimum Viable Product (MVP)Bir varsayımın doğru olup olmadığını öğrenmek için yazılması gereken en küçük çalışır ürün; çıktısı gelir değil bilgidir.
- PivotPivotBir girişimin ürününü, hedef müşterisini ya da para kazanma biçimini, öğrendiği şeye dayanarak temelden değiştirmesi.
- ÇekişTractionBir girişimin gerçekte ne kadar ilerlediğini gösteren ölçülebilir kanıt: ödeme yapan müşteri, tekrar eden kullanım, büyüyen gelir.
- Büyüme KorsanlığıGrowth HackingBüyümeyi reklam bütçesiyle değil, ürünün içine yerleştirilen ölçülebilir mekanizmalarla arama yaklaşımı.
Yeni rehber yayımlandığında haberiniz olsun
Rehberleri güncellediğimde ve yenisini yazdığımda kısa bir not gönderiyorum.
Yorumlar
Burada henüz kimse konuşmamış. İlk sözü siz söyleyin — katılmadığınız yeri yazarsanız daha da iyi.
Yorum yazın
Yorumlar önce bana geliyor. Onayladığımda burada, adınızla birlikte yayımlanıyor.