İçeriğe geç
Seçkin Can Şahin

Trend mi, kalıcı mı: yatırımdan önce sorduğum soru

Bir şirkete yatırım yapmadan önce tek bir ayrım yapıyorum: şirketin altındaki değişim geçici mi, kalıcı mı. Udemy’de yazdığım özelliklerin hangisinin yaşayıp hangisinin öldüğü de aynı ayrımın üzerinde duruyor.

3 dakikalık okuma

Bir şirkete yatırım yapıp yapmayacağıma karar verirken ilk yaptığım ayrım şu: bu şirketin altındaki değişim geçici mi, kalıcı mı. Ürünün ne kadar iyi göründüğü bu sorunun cevabını vermiyor. Cevap, ürünün var olma sebebine bakınca çıkıyor.

Salgın bir kaymanın kendisi değildi

Salgın döneminde insanlar eve kapandı; çevrimiçi eğitime ve oyunlara yatırım yapanlar oldu. O gün masada duran soru “insanlar bugün ekran başında mı” değildi, “salgın bittiğinde de ekran başında olacaklar mı” idi. İkincisinin cevabı belli değildi ve o dönemki yönelişin toplumsal olarak sürmesini gerektiren bir sebep de yoktu. Çevrimiçi eğitim bir süre sonra insanları bunalttı, ilgi söndü, o dönemin trendini takip edenler zarar etti.

Kalıcı bir kayma gerçekten yaşandığında bile durum göründüğü gibi olmuyor. Kayma herkesin görebileceği hâle geldikten sonra kurulan şirketler çoğunlukla geç kalmış oluyor; parayı, o kayma olacakmış gibi yıllardır hazırlanan şirketler kazanıyor. Bir trendi fark etmek bu yüzden tek başına avantaj değil. Fark edilebilir hâle geldiği anda avantajın büyük kısmı çoktan dağıtılmıştır.

Hisseyi hiç satmayacakmışım gibi karar vermek

Yatırımcıların sık tekrarladığı bir ilke var: bir hisseyi süresiz tutmayı düşünemiyorsanız hiç almayın. Ben bunu elde tutma süresiyle ilgili bir kural olarak değil, bir bakma biçimi olarak kullanıyorum. Bir şirketi süresiz tutmayı düşünemiyorsam, o şirkette beni rahatsız eden bir şey var demektir ve karar vermeden önce onu bulmam gerekir.

Misyon cümlesine bakmak tek başına yetmiyor, çünkü o cümleyi herkes güzel yazıyor. Ben şirketin işleyişine bakıyorum: ekip kim, sayılar ne söylüyor, söyledikleri işi çıkarabiliyorlar mı, bu işin beş yıl sonra da bir karşılığı olacak mı. Bunların toplamı “bunun bir parçası olmak isterim” dedirtiyorsa yatırım yapıyorum; bu cümlenin yazılı hâli de zaten yatırım tezinin kendisi oluyor.

Neyin kalıcı olduğuna dair kendi ölçütüm tek cümleye sığıyor: insanların hayatında bıraktığınız iyi etkinin toplamı kalıcıdır, ben de kendi tarafımdan o toplamı büyütmeye çalışıyorum. Bu felsefi bir tercih ve kimseyi bağlamaz. Ama benim yatırım ufkumu belirleyen şey bu; bir şirketin bugünkü büyüme grafiğinden daha çok belirliyor.

Kendi yazdıklarımın hangisi yaşadı

Udemy’de dört ürün önerdim ve yazdım: kurs feed’i, bildirimler, istek listesi, kurs önizleme. Feed’i şirketin 100 bin kullanıcısı varken kurdum; aynı sistem Udemy 4 milyon kullanıcıya ulaştığında ciddi bir değişiklik görmeden çalışıyordu. Bildirim altyapısı da kullanıcı tabanı 40 kat büyüdükten sonra ayaktaydı. Bu tarafı ayrıca yazmıştım.

Ölen taraf da aynı listede. Feed’i iki parça olarak yazmıştım: her kullanıcı için kişisel bir akış, her kurs için bir akış. Kişisel akışı bir süre sonra emekliye ayırdık; kurs akışı şirketin en başarılı ürünlerinden biri oldu. Hangisinin yaşayacağını yazarken bilmiyordum, bugün de bildiğimi söyleyemem.

Benim bahsim tek tek özelliklerin üzerine değildi. Çevrimiçi eğitimin büyüyeceğine dair bir bahisti ve o taraf tuttu. Kalıcı olan bir arayüz ya da bir özellik değil, insanların internetten satılan dijital bir ürün için para ödemeye alışmasıydı. Udemy bir gün kapanabilir; o alışkanlık kapanmaz.

Yatırımda olan da bu. Şirketi değil, şirketin üzerinde durduğu davranışı satın alıyorsunuz. Davranış kalıcıysa yanlış şirketi seçme ihtimaliniz hâlâ var, ama en azından doğru masadasınız. Davranış geçiciyse şirketi ne kadar iyi seçtiğinizin bir önemi kalmıyor.

Trendi takip eden yatırımcı bir süre sonra kendisi de bir trend oluyor: alevi hızlı yanıyor, hızlı sönüyor.

Buraya kadar okuduysan

Bunun gibi yazıları yayımladığımda e-postana göndereyim. Ayda birkaç kez. Yapay zeka, mühendislik ve yatırım üzerine. Spam yok.

Ayda birkaç kez. Yapay zeka, mühendislik ve yatırım üzerine. Spam yok.

Yorumlar

Burada henüz kimse konuşmamış. İlk sözü siz söyleyin — katılmadığınız yeri yazarsanız daha da iyi.

Yorum yazın

Yorumlar önce bana geliyor. Onayladığımda burada, adınızla birlikte yayımlanıyor.

Yayımlanmaz. Sadece gerekirse size dönebilmek için.