Melek yatırımcılık neye benziyor
Yüzden fazla girişime yatırım yaptım. Bu yazı işin günlük hâli üzerine: haber gelmeyen yıllar, sıfırlanan pozisyonlar ve kalabalığa karşı verilmesi gereken kararlar.
Melek yatırımcılık, ekranda fiyat takip edilen bir iş değil. Parayı koyarsınız, sonra uzun süre hiçbir şey olmaz. Bugüne kadar yüzden fazla girişime yatırım yaptım; bu sınıfın günlük hâlini en doğru anlatan şey bu.
Aylarca, bazen yıllarca haber gelmez
Mart 2014’te Udemy’den ayrılırken hisse başına 0,02 dolardan 1.000 dolarlık hisse aldım ve yedi yıl tuttum. 2015 ile 2019 arasında şirketten neredeyse hiç haber almadım.
Bu bir aksaklık değil, işin normali. Erken aşama hissesinin fiyatı ancak yeni bir tur ya da bir çıkış olduğunda oluşur; arada ekstre yoktur, grafik yoktur, çıkış süresi baştan bilinmez. Melek yatırımcılık bu yüzden sürekli takip gerektiren bir iş değildir — takip etmek isteyene verecek bir şeyi de yoktur.
Ayda bir bakılacak bir ekrana ihtiyacınız varsa, bu sınıf onu vermez.
Kaybın üst sınırı belli, kazancınkinin değil
Yatırdığınız paranın tamamını kaybetmek bu işin kazası değil, tanımının bir parçası. Şirket kapandığında oradaki para sıfırlanır; geri çağrılacak bir teminat, satılacak bir varlık yoktur.
Öteki uç da aynı ölçüde açık: tek bir yatırımın anaparayı yüz katına çıkarma ihtimali vardır ve portföyün tamamını genellikle o tek satır taşır. Bu yüzden portföy çeşitlendirmesi burada riski azaltmak için değil, o tek satırı yakalama ihtimalini artırmak için yapılır.
İki pratik sonucu var. Koyduğunuz para, sıfırlandığında sonraki kararlarınızı değiştirmeyecek kadar küçük olmalı. Ve beş-on yıl unutabileceğiniz para olmalı; yatırım ufkunuz buna uymuyorsa başlamayın. Başlamak için gereken tutar çoğu kişinin sandığından küçüktür — ilk yıllarda belirleyici olan çekin büyüklüğü değil, kaç farklı şirkete girdiğiniz.
Kararı tek başınıza vermek zorundasınız
“Dünyanın en iyi yatırımcısı bu şirkete girmiş, ben de girersem kazanırım” mantığı üç ayrı yerden patlıyor. Ya o anlaşmaya ulaşamazsınız. Ya ulaşırsınız ama fiyat sizin için katlanmıştır; büyük ismin girdiği fiyat size verilmez. Ya da o yatırımcı, sizinle ilgisi olmayan bir sebeple girmiştir — bir fon, portföy getirisi için değil, girişimcilere “en uçuk fikirlerle bana gelin” mesajını vermek için de yatırım yapabilir.
Üçünde de hiç istemediğiniz bir riski üstlenmiş olursunuz, üstelik farkına varmadan; çünkü kararı veren siz değilsiniz.
En iyi yatırımlarım, tanınmış isimlerin o sırada girmediği şirketler oldu. Bazılarına sonradan girdiler. Kalabalığın olmadığı yerde durabilmek bu işte bir karakter özelliği değil, yöntemin kendisi.
Ürünü ve ekibi kendiniz tartabilmelisiniz
Başlangıçta önünüzde iki şey var: yenilikçi olduğu söylenen bir ürün ve potansiyeli yüksek olduğu söylenen bir ekip. Bu iki sıfatı kendiniz tartamıyorsanız, tarttığınız şey başkasının sıfatıdır.
Teknoloji dünyasına yeni giriyorsanız, önce bir süre bu dünyanın içinde durun. Ürünleri kullanmaktan gerçekten hoşlanmak ölçülebilir bir avantaj: yatırım yapılabilir proje akışı sunum dosyalarından değil kullanımdan gelir. Neyin yeni olduğunu, bir ürünü kullanan kişi sunumu okuyan kişiden daha erken görür.
Sıfırlanan şirket kötü hissettirir
Ne kadar paranız olursa olsun, bir şirket kapanıp oradaki paranın tamamı gittiğinde insan bir süre gerçekten kötü hisseder. Bunu peşinen hesaba katın: pozisyon büyüklüğünü, sıfırlandığında sizi sonraki altı ay boyunca temkinli davranmaya itmeyecek şekilde belirleyin. Bu sınıfta en pahalı hata, bir batıştan sonra yanlış zamanda durmaktır.
Karşılığında ne alırsınız
Para dışında iki şey var. Birincisi, düşünce sisteminizdeki sapmaları görünür kılması. Bir şirkete girerken kurduğunuz cümle beş yıl sonra hâlâ ortadadır ve sonucun yanına konabilir; gemi sürekli sağa çekiyorsa bunu ancak böyle fark edersiniz. Yatırım teziniz yazılı değilse bu düzeltme hiç gerçekleşmez.
İkincisi okuma alışkanlığını değiştirmesi. Bir teknolojinin tutup tutmayacağını kestirmek, insanların onunla ne yapacağını kestirmektir; kendinizi psikoloji, sosyoloji, tarih ve teknoloji tarihi okurken bulursunuz. Bugün nerede olduğumuzu, buraya nereden geldiğimizi ve nereye gidildiğini düşünmeden verilen karar bir karar değil, tahmindir.
Bir de yatırım yaptığınız şirketlerin büyümesine tanık olmak var. Kurduğunuz şirketten farklı bir şeydir: sorumluluğu sizde olmayan, ama içinde payınız olan bir ilerlemeyi izlersiniz.
Kime uyar, kime uymaz
Bu işi çekici kılan şey hız değil. Sessizliğe, sıfıra ve kendi kararınıza dayanabiliyorsanız bu sınıf size uyar. Üçünden biri sizi rahatsız ediyorsa — özellikle de ilki — uymaz. Bunu ilk yatırımdan önce bilmek, on yıl sonra öğrenmekten çok daha ucuz.
Buraya kadar okuduysan
Bunun gibi yazıları yayımladığımda e-postana göndereyim. Ayda birkaç kez. Yapay zeka, mühendislik ve yatırım üzerine. Spam yok.
Yorumlar
Burada henüz kimse konuşmamış. İlk sözü siz söyleyin — katılmadığınız yeri yazarsanız daha da iyi.
Yorum yazın
Yorumlar önce bana geliyor. Onayladığımda burada, adınızla birlikte yayımlanıyor.