İçeriğe geç
Seçkin Can Şahin

87 slayt, sıfır konuşma notu: bir UX tasarımı dersinin yazılı hâli

Temmuz 2023’te verdiğim kullanıcı deneyimi tasarımı dersinden geriye 87 slayt kaldı, konuşma notu kalmadı. Destenin on iki bölümde taşıdığı argümanı ve içinde eksik kalan dört şeyi yazdım.

8 dakikalık okuma

Temmuz 2023’te bir kullanıcı deneyimi tasarımı dersi verdim. Geriye 87 slayt kaldı. Slaytların hepsi görüntü ve tek satır konuşma notu yok; yani anlatırken söylediklerim kayıtlı değil. Aşağıdaki metin destenin kendi taşıdığı argüman: on iki bölüm, sırasıyla.

Omurga şu. Kullanıcı deneyimi arayüzün görüntüsü değil, ayrı bir iştir. O iş altı role bölünür. Hepsi kullanıcıyı gerçekten tanımaya dayanır, tanımanın yolu da varsayım değil yöntemdir. Ve tasarım, savunulamazsa hiç yapılmamış sayılır. Son madde destenin en uzun bölümü, bir kurucu için de en kullanışlısı.

Arayüz göründüğü şey, deneyim hissettirdiği şey

Deste kullanıcı deneyimi tasarımını çok disiplinli bir iş olarak tanımlıyor: psikoloji, bilgisayar bilimi, grafik tasarım ve bilişsel bilimden unsurlar bir araya gelir, amaç kullanıcıyla ürün arasındaki etkileşimi basitleştirmektir. Kullanıcı arayüzü ise ürünün grafiksel düzeni — düğmeler, metinler, görseller, kaydırıcılar, giriş alanları, geçişler, animasyonlar.

Ayrımın kendisi klişe. Destenin ayrımı bir bölüm boyunca sürdürmesinin sebebi, bağımlılığın iki yönlü olması: etkileyici bir arayüz, arkasında iyi bir deneyim yoksa başarısız olabilir; iyi bir deneyim de kötü bir arayüz tarafından baltalanabilir. İkisinden birini iyileştirerek diğerini kurtaramazsınız.

Deste deneyim tarafını ayrıca “daha analitik ve teknik” diye niteliyor — psikoloji, tasarım, iş ve pazar araştırmasını içeren bir iş olarak. Bu niteleme bir kurucu için önemli, çünkü bütçelenmesi gereken kalemi değiştiriyor: görsel bir iş değil, araştırma işi.

Altı ayrı iş, dört kişilik ekipte tek kişi

Deste altı rol sayıyor. Kullanıcı deneyimi araştırmacısı ürün geliştirmenin ilk aşamalarında görüşme, anket, kullanılabilirlik testi ve veri analiziyle içgörü toplar; destenin kendi tabiriyle kurum içinde kullanıcının savunucusudur. Bilgi mimarı bilgiyi yapılandırır, düzenler, etiketler; site haritası, iş akışı ve wireframe üretir. Kullanıcı arayüzü tasarımcısı görünüm ve hissi kurar. Kullanıcı deneyimi tasarımcısı araştırmacının içgörülerini alır, persona ve akış üretir, çözümü prototipleyip test eder. Etkileşim tasarımcısı kullanıcının eylemine sistemin verdiği yanıtı tasarlar — kaydırmadan bildirime kadar. Kullanıcı deneyimi yazarı düğme etiketlerini, hata mesajlarını, menü adlarını ve yardım metnini yazar.

Dört kişilik bir ekipte bu altı iş tek kişide toplanır. Bölümün asıl faydası da kadro planlamak değil, hangi şapkayı hiç takmadığınızı göstermek. Altısından ikisinin — yazarın ve araştırmacının — çıktısı ekranda ayrı bir nesne olarak görünmez; bu yüzden yokluğu da fark edilmez.

Yedi ilke, gerçekten kontrol listesi olan tek bölüm

Kullanıcı odaklı tasarım: kendimiz için değil, kullanıcı için tasarlamak. Kullanılabilirlik: açıklık, tutarlılık, aşinalık, geri bildirim. Basitlik: gereksiz karmaşıklığı çıkarmak. Erişilebilirlik: WCAG yönergeleri ve ötesi. Bulunabilirlik: bilgi mimarisi, arama, navigasyon yardımcıları. İnandırıcılık ve güven: şeffaflık, gizlilik, güvenlik. Memnuniyet: estetik, mikro etkileşimler, hikâye anlatımı.

Altıncısı listenin en kolay atlanan maddesi, çünkü karşılığı bir özellik değil: gizlilik metninin nerede durduğu, hangi izni ne zaman istediğiniz, ödeme adımında neyi gösterdiğiniz. Deste bunu bir tasarım problemi olarak sayıyor, hukuk problemi olarak değil. Doğru yerde sayıyor.

Empati bir duygu değil, yedi araçlı bir yöntem

Empati bölümünün taşıyıcı cümlesi olumsuz kurulmuş: empatik yaklaşmak varsayımda bulunmak değil, kapsamlı bir kullanıcı araştırması yapmak, kullanıcıların sorunlu noktalarını anlamak ve o sorunları ele alan çözümler üretmektir. Deste empatiyi bir duygu olarak değil, yerine getirilen bir adım olarak tanımlıyor. Aynı bölüm bunun kapsayıcılığı da beslediğini ekliyor: farklı yeteneklere ve deneyimlere sahip kullanıcı gruplarına hitap etmek.

O adımın yedi aracı var. Persona, ürününüzle etkileşime girecek kullanıcı türlerinin kurgusal ama ayrıntılı temsilidir. Senaryo, bir personanın belirli bir hedefe ulaşmak için ürünle nasıl etkileşime girdiğini anlatan öyküdür. Bağlamsal sorgulama, kullanıcıyı kendi doğal ortamında gözlemleyip görüşmektir. Kullanıcı görüşmesi nitel, birebir ve açık uçludur. Anket niceldir; daha büyük bir örneklemden veri toplar ve istatistiksel olarak analiz edilebilir. Görev analizi, kullanıcının bir sistem içinde yaptığı işleri parçalara ayırır; hedefleri, adımları ve takıldığı yerleri çıkarır. Kullanılabilirlik testi ise kullanıcıyı tasarımın içinde gezerken izler.

Persona ve senaryo çıktıdır, diğer beşi girdi. Bu sıra karıştığında persona, araştırmanın yerine geçen bir kurguya dönüşür.

Renk seçmeden önce yapı

Bilgi mimarisi bölümünün iddiası şu: mantıksal bir yapı ve sezgisel navigasyon kullanıcı memnuniyetini, etkileşimi ve dönüşüm oranlarını önemli ölçüde etkiler. Bileşenleri etiketleme, arama sistemleri, navigasyon ve hiyerarşi.

Sonra beş üretim nesnesi geliyor ve aralarındaki fark önemli. Site haritası, ürünün bütün sayfalarını ve aralarındaki ilişkileri gösteren görsel bir modeldir. Kullanıcı akışı, bir görevi tamamlamak için izlenen yolu karar noktalarıyla birlikte gösterir; adımların sırası görselleştirildiğinde barikatlar görünür hâle gelir. Wireframe düşük sadakatli, stilsiz ve renksiz bir taslaktır. Prototip etkileşimlidir, kâğıt taslaktan nihai ürüne çok yakın hâllere kadar uzanır ve ürün geliştirilmeden önce işlevselliği sınamaya yarar. Mockup ise statik ve yüksek doğrulukludur: tipografi, renk, görsel stil — ama etkileşim yok.

Son üçü cilalanma aşamaları değil, ayrı sorulardır. Wireframe neyin nerede durduğunu, prototip çalışıp çalışmadığını, mockup nasıl göründüğünü sorar. Üçünü tek dosyada birleştirdiğinizde üçünün de cevabını kaybedersiniz, çünkü gelen geri bildirim rengin üzerine iner.

Uygunluk, geri bildirim, kısıtlama

Etkileşim tasarımı bölümü sekiz ilke sayıyor: hedef odaklı tasarım, kullanılabilirlik, uygunluk, geri bildirim, tutarlılık, kısıtlama, öğrenilebilirlik ve esneklik.

Üçü diğerlerinden ayrı duruyor, çünkü ekrana bakarak denetlenebiliyorlar. Uygunluk (affordance): tasarım kendi kullanımını ima etmeli, düğme basılabilir ve kaydırıcı kaydırılabilir görünmeli. Geri bildirim: sistem kullanıcıyı eylemi, değişikliği veya güncellemesi hakkında açık ve anında bilgilendirmeli. Kısıtlama: arayüzü basitleştirmek ve hatayı önlemek için yapılabilecek eylemleri sınırlamak. Kalan beşini denetlemek için kullanıcı gerekiyor; bu üçü için bir ekran görüntüsü yetiyor.

Bölümün başlığı “Etkileşim Tasarımı ve Mikro Etkileşimler”. Dokuz slaydın hiçbiri mikro etkileşimin ne olduğunu tanımlamıyor. Terim destenin başka üç slaydında geçiyor, hiçbirinde açılmıyor. Başlığa koyduğunuz her kelimenin karşılığı olmalı; burada yok.

Destenin kültürel nüans dediği şey, sahada şirketin kendisi olabiliyor

Görsel tasarım bölümü renk teorisini, tipografiyi ve düzeni ayrı ayrı ele alıyor, sonra üçünün üstüne tutarlı bir görsel dil koyuyor: bütün temas noktalarında aynı standartlar.

Cihaz bölümü iki başlıkta duruyor. Erişilebilirlik: ekran okuyucu desteği, metin boyutu ve renk kontrastı, görseller için alternatif metin, hareketlilik sorunu olan kullanıcı için gezinme kolaylığı. Uluslararasılaştırma: kültürel nüanslar, yerel gelenekler, dil farklılıkları, bölgesel yasalar, tarih ve saat biçimleri, sağdan sola dil desteği, renk sembolizmindeki değişimler.

İkinci madde destenin bana en pahalıya mal olanı. Kivi Video’da yurt dışında çalışan bir kategoriyi Türkiye’ye getirdim; ürün de dağıtım da çalıştı, insanlar kamera karşısına geçip kendini kaydetmek istemedi. Bir slaytta alt madde olarak duran şey, sahada şirketin kendisi oluyor.

Test türünü sorunuz belirliyor

Deste sekiz test türü sayıyor: A/B testi, kullanılabilirlik testi, saha testi, beta testi, koridor testi, kart sıralama, ilk tıklama testi, göz izleme. Seçme kuralı da yazılı: hangisini kullanacağınız tasarım sürecinin aşamasına, proje hedeflerine ve mevcut kaynaklara bağlı.

Listenin yayılımı bu kuralı görünür kılıyor. Kart sıralama ortada tasarım yokken yapılır; kullanıcılardan bilgiyi kendilerine anlamlı gelen gruplara ayırmalarını istersiniz, yapıyı oradan kurarsınız. İlk tıklama testi, bir görevi tamamlamak için kullanıcının ilk nereye tıkladığını ölçer ve tasarımın doğru yöne işaret edip etmediğini söyler. Koridor testi hedef kitleyi temsil etmeyen, uzman olmayan insanlarla yapılır ve buna rağmen sorun bulur. A/B testi trafik gerektirir. Beta testi tam sürümden hemen önce gelir.

Bölümün kapanışı destenin en sert cümlesi: kullanıcı testi tek seferlik bir olay değil, sürekli bir süreçtir; testsiz tasarımcı, kullanıcılarda karşılık bulmayan çözümler geliştirme riskini taşır.

Son bölüm tasarım hakkında değil

On ikinci bölüm çevik ve yalın süreçlerle açılıyor: çapraz işlevli ekiplerle yakın çalışmak, varsayımları sürekli doğrulamak, tasarımı kullanıcı ihtiyacına ve iş hedefine göre ayarlamak. Sonra bölüm başka bir şeye dönüyor ve destenin sonuna kadar orada kalıyor: tasarımınızı sunmak ve savunmak.

Yedi strateji sayılıyor. Kullanıcı merkezli gerekçelendirme: seçimlerinizi araştırma verisine ve kullanılabilirlik bulgularına dayandırmak. Hikâye anlatımı: kullanıcının izlediği yolu senaryo ve personayla anlatmak. Görsel yardımlar: wireframe, prototip, mockup — özellikle etkileşimli prototip, çünkü paydaş tasarımı deneyimliyor. Geri bildirim entegrasyonu: gelen geri bildirimi tasarıma nasıl kattığınızı göstermek. Tasarım ilkeleriyle hizalanma. Rekabet analizi. Ve iş hedefleri uyumu: kullanıcı memnuniyetiyle iş sonucu arasında bağ kurmak.

Bir dersin son çeyreğini buna ayırmak bana doğru geliyor, çünkü tasarımların çoğu testte değil odada ölüyor. Udemy’de kurs önizlemeyi önerdiğimde şirketin çoğu bunun ters tepeceğini, insanların içeriği hızlıca indireceğini düşünüyordu. Özellik CEO’nun desteğiyle çıktı ve dönüşüm oranlarını belirgin şekilde artırdı. Odada tartışılan şey özellik değildi, özelliğin dayandığı varsayımdı — ve o varsayım ancak yayına alınarak sınanabilirdi. Yedi stratejinin yaptığı iş de bu: bir varsayımı sınamak için gereken izni almak.

Destede olmayan dört şey

Deste eksiksiz olmak için yazılmış, akılda kalmak için değil. Dört boşluk var ve dördü de aynı yöne bakıyor.

Tek bir vaka yok. 84 içerik slaydının hiçbirinde ekran görüntüsü, ürün adı ya da rakam geçmiyor. Her slayt tanımlıyor, hiçbiri göstermiyor.

Maliyet yok. Hiçbir yöntemin ne kadar sürdüğü, kaç kişiyle yapıldığı ya da neye mal olduğu yazmıyor. Dört kişilik bir ekibin ilk sorusu tam olarak bu.

Öncelik yok. Yedi ilke, sekiz etkileşim ilkesi, sekiz test türü, yedi savunma stratejisi: otuz maddenin hangisinin önce geleceğini söyleyen bir slayt yok.

Ve bir başlığın karşılığı yok — mikro etkileşimler.

Aynı dersi bugün versem on iki bölümü altıya indirir, kazandığım zamanı tek bir ürünün ekranlarını sınıfın önünde parçalamaya harcardım. Bir tanım listesini herkes okuyabilir. Bir ekranın neden çalışmadığını göstermek için orada olmak gerekiyor.

Buraya kadar okuduysan

Bunun gibi yazıları yayımladığımda e-postana göndereyim. Ayda birkaç kez. Yapay zeka, mühendislik ve yatırım üzerine. Spam yok.

Ayda birkaç kez. Yapay zeka, mühendislik ve yatırım üzerine. Spam yok.

Yorumlar

Burada henüz kimse konuşmamış. İlk sözü siz söyleyin — katılmadığınız yeri yazarsanız daha da iyi.

Yorum yazın

Yorumlar önce bana geliyor. Onayladığımda burada, adınızla birlikte yayımlanıyor.

Yayımlanmaz. Sadece gerekirse size dönebilmek için.