Büyük şirketleri doğuran üç kayma
Un da petrol de bir zamanlar dönemin teknolojisiydi, bugün ikisi de emtia. Büyük para üç kaymanın üstünde kazanılıyor: teknoloji, yasa ve toplum. Üçünün de ortak yanı, ne zaman geleceğinin kestirilememesi.
Un alıp satarak sıfırdan zengin olamazsınız. Bazı girişimler de aynı yerde durur: kurulduğu gün kazanabileceği en yüksek para bellidir ve o para küçüktür. Bir şirkete bakarken sorulacak ilk soru ekibin ya da ürünün ne kadar iyi olduğu değil, şirketin durduğu yerde bir kayma olup olmadığıdır.
Un ve petrol bir zamanlar teknolojiydi
İkisi de kendi döneminin ileri teknolojisiydi. Bugün ikisi de emtia. Kâr marjları düşük, rekabet yüksek, piyasa oturmuş. Yeni oyuncuya kapalılar ve içeride yenilik durma noktasına gelmiş.
Böyle bir piyasada sektörü bozacak bir hamle yapılamaz, çünkü bozulacak bir şey kalmamıştır: fiyat da dağıtım da çalışma biçimi de yıllar önce oturmuştur. Büyük bir kayma olmadan büyük para da kazanılmaz. Emtiaya dönmüş bir alandaki şirket, iyi yönetilse bile küçük kalır.
Kayma üç yerden gelir. Üçü de aynı geçişi anlatır: dün mümkün olmayan bir şeyin bugün mümkün hâle gelmesi.
Teknoloji kayması: eskiden mümkün olmayan şey mümkün olur
Yeni bir teknoloji çıkar ve daha önce yapılamayan iş yapılabilir hâle gelir. ChatGPT ve API’si üzerine kurulan uygulamalar bunun son örneği. Akıllı telefonlar da aynı şeydi: GPS telefonun içine girmeseydi Uber diye bir şirket kurulamazdı.
Dikkat edilecek nokta şu: kayma teknolojinin kendisinde olur, para çoğunlukla üstüne kurulan katmanda kazanılır. Konum bilgisini telefona koyan şirketle, o bilgiyle taksi çağırmayı çözen şirket aynı şirket değil.
Yasa kayması: pazar bir gecede açılır
Bir yasa değişir ve daha önce olmayan bir pazar açılır. ABD’de eyalet seviyesinde yasallaşan bazı maddeler böyle bir dalga yarattı; o alanlarda kısa sürede çok sayıda şirket kuruldu. Hâlâ yasallaşma sürecinde olan maddeler var ve bunların üzerine tedavi yöntemleri geliştiriliyor. Doktor gözetiminde yürütülen böyle bir tedaviye eşlik etmesi için yapay zeka ile müzik üreten bir şirkete yatırım yaptım.
Yasa kayması üçü içinde en görünür olanı: tarihi resmen açıklanır, metni yayımlanır. Bu bir avantaj gibi durur, değildir. Herkes aynı gün görür, alan hızla dolar. Fark, kaymayı önceden görmekte değil, o gün hazır olmakta çıkar.
Toplumsal kayma: kabul edilemez olan istenir hâle gelir
En yavaş ve en güçlü olanı bu. Ortak bilinçte bir kayma olur; önce kabul edilemez olan şey kabul edilebilir, sonra istenir hâle gelir.
Bir toplumda “başımıza icat çıkarma” gibi bir deyiş varsa ve şirket kurmak deli işi sayılıyorsa, orada yenilik zordur. Statüyü korumaya çalışan bakış açısıyla yıkıcı yaratıcılık birbirinin zıttıdır ve sürekli birbirine baskın gelmeye çalışır. En zeki ve en çalışkan insanlar sorgulamamayı ve risk almamayı öğreten bir bulutun altında yaşıyorsa, o zekâ dünya çapında bir şirkete dönüşmez. Buna karşılık bir fikirler piyasası varsa — fikirler açıkça tartışılabiliyor ve iyi olan yukarı çıkabiliyorsa — o toplumda yenilikten söz edilebilir.
Bu kaymaların çoğu uzun vadede olur, ama kısa vadede olanlar da şirket doğurur. İnternetten insanlarla tanışmak artık ne riskli ne de delice görülüyor; internete gerçek adımızla girmeye başlamamız büyük ölçüde Facebook’un açtığı bir kapıydı. Tinder gibi uygulamalar teknolojik bir buluşun değil, bu toplumsal kaymanın üstüne kuruldu.
Kaymayı kestiremezsiniz, alan seçebilirsiniz
Para teknolojinin uç noktalarında ve insanla toplumda sert kaymalara yol açan yerlerde kazanılıyor. İki yol var: kaymayı siz oluşturursunuz ya da olduğu anda sonucunu avantaja çevirirsiniz.
İkincisini yapabilen şirketler genellikle yıllardır o değişim zaten olacakmış gibi çalışan şirketlerdir. Kayma geldiğinde kusursuz konumlanmış olurlar. Bunu “önceden gördüler” diye okumayın; kaymanın ne zaman geleceğini kestirmek ya çok zordur ya da imkânsızdır. Konumlanma öngörünün değil, alan seçiminin sonucudur.
Yapabileceğiniz şey alan seçmek: acısına da tatlısına da katlanabileceğiniz, teknolojinin uç noktasında duran bir alanda çalışmak. Kabaca hesabım, bir kariyerin böyle bir akımın parçası olmak için beş altı denemeye yettiği yönünde. Gerisi şansa kalıyor.
Buraya kadar okuduysan
Bunun gibi yazıları yayımladığımda e-postana göndereyim. Ayda birkaç kez. Yapay zeka, mühendislik ve yatırım üzerine. Spam yok.
Yorumlar
Burada henüz kimse konuşmamış. İlk sözü siz söyleyin — katılmadığınız yeri yazarsanız daha da iyi.
Yorum yazın
Yorumlar önce bana geliyor. Onayladığımda burada, adınızla birlikte yayımlanıyor.